İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ne İdüğü Belirsiz Yorgunluklar

Tahmini Okuma Süresi: 2 dakika

Herkeste adı konmamış bir iç sıkıntısı var; görüyorum.

Gülen dudakların hemen üzerinde yorgun bir çift göz,

Ele veriyor her şeyi.

Güzel olanın geçmişte kaldığını bilmenin yorgunluğu bu.

Ve mazide kalan güzel insanların yokluğunun sancısı

Bilirim.

Gözleri bin yaşında olan dostum oldu benim.

Oradan bilirim.

Gözlerindeki yük omuzlara ağır gelince,

Erkenden göçüp gitmişti başkaca dünyalara

Geride bakir acıları ve adı sanı belli yorgunlukları bırakarak

Hayaller, yarım kalmışlıklar, uçuk kaçık fikirler

Her sabah gözünü açmadan elini attığı tütün tabakası

Adı sanı belli yorgunluklardan sadece bir kaçı

Ya ne idüğü belirsiz yorgunluklar?

Onları ne yapmalı?

Gözaltlarına biriken gölgeleri…

Durmak bilmeyen zamanı.

Sitemkâr bir “eyvallah” kâfi gelir mi?

Bağır çağır edilmiş okkalı üç beş küfür?

En güzel günlerin geçmişte kalışına ettiğimiz gibi

Ölüme yaklaştıkça yaşama arzusuyla doluşumuz gibi…

Herkeste adı konmamış bir iç sıkıntısı var görüyorum.

Hiç gözleri bin yaşında bir dostları ölmemiş gibi

Öylece, alelade

Adı konsa neyse de adı konmamış işte.

Adını koyamadan gitti gözleri bin yaşındaki dostum

Adını koyamadığı bir diyara

Adını koyamadığı bir boyuta…

En güzel günlerini geçmişe gömerek

Koyamadan çocuğuna anasının adını

Acılarını koydu tabakasına,

Yola koyuldu…

Bir daha dönmemecesine

Geçmiş gibi, güzel gibi, umut gibi.

 

(Erzurum/Yoncalık KYK Erkek Yurdu 606 numaralı odanın en güzel adamı, uzun ve soğuk Erzurum gecelerinin en güzel sohbetli dostu, gözleri bin yaşında, anıları ise ölümsüz olan merhum Murat Tunç anısına…)

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir